Sağlık

Büyükler hep doğru mu söyler?

Gençlerde boyun eğme stresi

Burada gencin boyun eğme
ya da özdeşleşme sonucu kazandığı davranış kalıplarının sürekliliği
söz konusudur. Peki büyükler hep doğru mu söyler?

Babasıyla özdeşleşmesi sonucu onun “alkol ve sigara” kullanma
önerilerini kabul eden genç, bir süre sonra alkol ve sigaranın zararını
anlar. Alkol ve sigaraya karşı olan davranış kalıplarını benimser. Hat-
ta alkol ve sigarayla savaşan derneklerin çalışmalarına katılır.

Kısır döngü stresi!

Büyükler hep doğru mu söyler?

Babasına, annesine, Kuran kursu hocasına boyun eğdiği için ba-
şörtü takan genç kız bir süre sonra gerçek Müslüman olmak için ör-
tünmenin (teseddür) gereğine inanır. Bu davranış kalıbını benimser.
Hatta arkadaşlarının da örtünmesi için çaba harcar. “Örtünme özgür-
lüğü”nü savunmak için mitinglere, yürüyüşlere katılır.

Buraya kadar anlattıklarım içinde bulunduğu gruba, yaşadığı top-
luma uyum sağlayan gençlerin boyun eğme, özdeşleşme, benimse-
me biçiminde uyma davranışlarını gösterdiklerini ortaya koymakta-
dır. İçinde bulunduğu gruba, yaşadığı topluma uyumlu gencin ruh-
sal yaşantısını bilmeden bu uyumunu nasıl sağladığını anlamak, bil-
mek olası değildir.

Mahalle baskısı.Stres ve yaşananalar!Bastırılmış duyguların patlaması!

Davranış kalıpları,

Kimisi davranış kalıplarının baskısına boyun eğe-
rek; kimisi bir süre için bu kalıplarla özdeşleşerek; kimisi de bu kalıp-
ları benimseyip savunarak uyum sağlamaya çalışır. Bu gençler grup-
la, toplumla uyumlu görünürler. Ancak hepsinin ruhsal yaşantısında
aynı denge ve düzeni, mutluluğu bulmak olası değildir.

Bu gençlerin
düşünce süreçlerinde kazanıp kullandıkları davranış kalıplarına göre
çatışmalar ortaya çıkar.

Stres ve biz!

Bu çatışma boyun eğen gençlerde ödüllendiren-cezalandıran; öz-
deşleşen gençlerde benimsenen-özdeşleşilen; benimseyen gençlerde
de kendisine özgü olan ve olmayan davranış kalıpları arasında olur.

Ruhsal çatışma,

Ramazanda oruç tutarak içinde yaşadığı topluma uyum sağlayıp
ödüllenmiş olan genç, açlığa, susuzluğa dayanamayıp oruç tutmak
istemezse, “günaha girip” din açısından suçlu sayılan öteki dünyada ce-
zalandırılacak bir davranış yapacağını düşünür. Böylece büyük bir ça-
tışmaya düşer.

Mahalle baskısı

Laiklik ilkesini benimseyen genç, iş yerinde beğendiği, değer ver-
diği arkadaşlarının, yöneticilerinin davranış kalıplarıyla özdeşleşir. İş
zamanı namaza gider. Cuma günleri işi bırakıp “Cuma Hutbesi’ni” din-
ler. Ramazanda iftara yetişmek için işten erken çıkar. Sahura kalktığı
ya da gece sahura kadar oturduğundan sabah uykuya kalıp işe geç
gelir.

Bastırılan duygular ve stres!

Böylece güncel yaşantıyla ve iş sorumluluğuyla dinsel yaşantı-
ya ilişkin davranış kalıpları arasında çatışma başlar.

Laik davranış kalıplarının benimsemiş olan bu kalıplardan ödün ver-
meyen genç çalıştığı yerde arkadaşları ya da yönetici tarafından na-
maz kılmaya, oruç tutmaya, “cuma”ya gitmeye zorlanırsa onların davranışlarıyla çatışır.

semihbulgur.com

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı